Vampirist Forum
Sitemizden daha iyi yararlanmak ve diğer üyelerimizle tanışmak için lütfen 15 saniyenizi ayırarak sitemize üye olabilirsiniz...
Kontrol Paneli

____________________________ Anasayfa'm Yap
Giriş yap

Şifremi unuttum

En son konular
» wampir mi dediniz ??? ben biliyorum !!!
Salı Eyl. 19, 2017 4:26 pm tarafından Karga

» YOKLAMA
Salı Eyl. 19, 2017 4:19 pm tarafından Karga

» Vampir Hastalığı(Porfiria)
Paz Mayıs 19, 2013 8:08 pm tarafından mannak_

» Sohbet bölümü
Paz Mayıs 19, 2013 2:58 pm tarafından mannak_

» Peter Plogoyowitz
Çarş. Nis. 10, 2013 5:12 pm tarafından Psyche7


GİZLİ BELGELER

Aşağa gitmek

olmamis GİZLİ BELGELER

Mesaj tarafından WebBoy Bir Perş. Ağus. 20, 2009 2:32 pm

J. ALLEN HYNEK

Ünlü Astronom ve Blue Book Projesi’nin resmi danışmanı J. Allen Hynek, 1960’ların ortalarından ölümüne kadar geçen 20 yıl boyunca UFO araştırmalarının en ünlü ve etkili ismi olmuştur.

Hynek, başlangıçtan beri konunun içinde yer almıştır. 1948’de Hava Kuvvetleri’nin resmi UFO araştırma projesi Grudge’ın temsilcileri, o dönemde Ohio Devlet Üniversitesi’ne bağlı Mc Millan Gözlemevi Başkanı olan Hynek’ten, kendilerine bildirilen raporları incelemesini ve astronomik olayların yanlış yorumlanmasından kaynaklanan durumlara karşı kendilerini uyarmalarını istemiştir. Hynek, 1969’da Hava Kuvvetleri ile işbirliği içinde bulunduğu dönemde, UFO olaylarının önemiyle ilgili görüşler bildirmiştir.

Fakat, Hynek’i çok ünlü ve tartışılır yapan onun UFO olaylarına olan ilgisidir. Entelektüel merakı, onun, Hava Kuvvetleri’nin UFO raporlarıyla ilgilenmesi için yaptığı daveti kabul etmesini sağlamıştır. Önceleri konu hakkında çok şüpheci olan ve uzun bir süre de öyle kalan Hynek, daha sonra incelediği ve gördüğü önemli kanıtlardan sonra tüm bu olayların geleneksel açıklamalarla aydınlatılamayacağını fark etmiştir. Bu görüşünü yansıtan ilk temkinli açıklamasını 1953’te bir bilim dergisine yazdığı makaleyle yapan Hynek, makalesinde şunları söylemektedir:

“Alay konusu etmek bilimsel bir metot değildir ve halka böyle olduğu düşündürülmemelidir. Raporların düzenli akışı ve çoğu kez güvenilir gözlemciler tarafından bildirilmesi, akıllarda bilimin sorumluluk ve yükümlülükleri hakkında soru işaretleri oluşturmaktadır. Bilimin konuyla ilgilenmesine değecek herhangi bir kanıt var mı? Yoksa bile, bilim hala halka –alaycı değil ciddi bir şekilde- açıklama yaparak bilime ve bilim adamına karşı güvenlerini korumalarını söylemekle yükümlü değil mi?"

Hynek daha sonraları birçok tv ve gazete röportajında UFO gözlemlerinin birçoğunun gerçek ve dünyadışı meşeili olduğunu açıkça itiraf etmiştir..
_____________________________________________

CIA'NIN AÇIKLANAN DOSYALARI

Pilot Kenneth Arnold’un 24 Haziran 1947’deki ünlü UFO gözleminden kısa bir süre sonra, General Walter Bedell Simith’e, Stratejik Hizmetler Ofisi (OSS)nin New York’taki Brooks Club’da görüşerek, uçan disklerle ilgili gerçeği duyurmak için mali destek verilen bir çaba içine girdiği söylendi. İlk başta bundan yakaladıkları bir Alman bilimadamının yardımını alan Rusların sorumlu olduğuna inanılıyordu, fakat raporların bazı özellikleri bu teoriyi çürüttü. OSS, bu tür gözlemlerin paniğe neden olacağından endişe etmekteydi.

CIA’nın, 3 Mart 1949 tarihli ve ‘UFO-Sign Projesi hakkında Notlar ve Yorumlar” başlıklı memorandurumunda şöyle denilmektedir:

“GE’den Dr. Langmuir, MIT’ten Dr. Valley, Ohio Üniversitesi’nden Dr. Hynek ve Tıbbi Hava Laboratuarları bir çok olasılık üzerine çalışmalar yaptılar.

Buna göre, cisimler ya dünya dışı kaynaklıydı ya da yabancı ülkelerin ileri düzeyde teknolojide hava araçları vardı; fakat bunların oldukça uzak ihtimaller olduğuna karar verilmişti. Bu araçların gezegenler arası uzay gemileri olduğu yüksek ihtimaldir ve tüm gözlemlerin araştırılması gerekmektedir.”

29 Haziran 1952 tarihli başka bir momerandrum;

“Geçtiğimiz haftalarda, tanımlanamayan hava cisimlerine dair bir dizi radar ve gözlem raporu bildirildi. Bu ofis, 3 yıldır bu tür gözlem raporlarını sürekli olarak incelemesine rağmen, bu çalışmaya Merkezi İstihbarat Ofisi de katılacak ve konu hakkındaki rapor 15 Ağustosa kadar hazırlanacaktır.”

Birkaç gün sonra OSI Silah ve Mühimmat Bölümü Şefi Edward Tauss, OSI Başkan Yardımcısına resmi olmayan bir memorandum gönderdi:

Bir dizi rapor “açıklanamayan” olarak kaldığı sürece, İstihbarat konuyu örtbas etmeye devam etmelidir. Önerilen, CIA’in incelemelerini Hava Teknolojisi İstihbarat Merkezi yetkilileriyle işbirliği halinde sürdürmesidir. Fakat, CIA’in konuya olan ilgisi ya da endişelerinin hiçbir şekilde basına ya da halka yansımaması şiddetle talep edilmektedir. Bu tip bir ilgi, ABD Devleti’nin elindeki “yayınlanmamış gerçeklerin” varlığını ve güvenilirliğini onaylama olarak görülecektir.

CIA özel çalışma grubu Ağustos 1952’de kuruldu; brifingle ilgili belgeler o tarihte gizli olarak sınıflandırılmaktaydı. Bu brifinglerin ilki 14 Ağustos’ta yapıldı:

Geçtiğimiz birkaç hafta boyunca uçan dairelerle ilgili raporların artması hem halkın da hem de yetkililerin konuya olan ilgisini oldukça artırmıştır. Bilgi edinmek isteyenler Hava Kuvvetlerini talep yağmuruna tutmuştur; hatta bunların içinde Beyaz Saray’dan gelen resmi bir sorgu kağıdı da bulunmaktadır...

Bu noktada, Bilimsel İstihbarat Ofisi, Hava Kuvvetleri’nin çalışmaları –metodolojisi, raporları, vardığı sonuçlar- hakkında bir değerlendirme yapmanın zamanının geldiğini hissetmiştir. Gizli servis içinde konuya gösterilen büyük ilgi gözönüne alınarak, araştırmalar hakkında rapor hazırlanması için bu brifing düzenlenmiştir. Dikkate alınması gereken nokta, gizli servisin uçan dairelere olan ilgisinin halk tarafından öğrenilmesi, sorunun halkın gözünde daha da ciddi hale gelmesine neden olabilir, dolayısıyla bunu engellememiz gerekmektedir.”

Raporda “Kendi istihbarat bilgilerimizi, 1946 yılında İsveç’te yapılan gözlemlere kadar giderek gözden geçirdik” denilmekte ve Hava Kuvvetleri’ne bildirilen çeşitli UFO tipleri şöyle listelenmektedir:

“Gözlemleri, görsel, radar ve görsel ve radar karışımı olarak gruplayan ATIC, UFO tiplerini iki ana gruba ayırır: 1. Küresel ya da elips şeklindeki cisimler. Bunlar genelde parlak metalik renktedir, bazıları küçük (60-90 cm) olmasına rağmen, çoğu yaklaşık 30 m. çapındadır ; nadiren 300m. genişliğinde cisimler de gözlemlenmektedir. Bu grupta değişik türler bulunur; torpil, üçgen, kalem ve hatta şilte şeklindekiler gibi. Bunların hepsi gün ışığında alınmış raporlardır. İkinci grup ise gece gözlemlerinden oluşmakta ve ışıklar ile çeşitli parlaklıkları kapsamaktadır: Yeşil, ateş kırmızısı ya da beyaz-mavi ateş topları, dönen ışık noktaları gibi.

Bu cisimler hem yalnız olarak, hem de asimetrik gruplar halinde veya çeşitli oluşumlar içinde gözlemlenmiştir. Raporlanan özelliklere göre, cisimlerin üç genel hız seviyesi bulunmaktadır; havada asılı durma; geleneksel uçak hızında gitme; ve saatte 18,000 mile ulaşan muazzam bir hızda ilerleme. Şiddetli manevralardan raporların sadece yüzde 10’unda söz edilmiştir. 20 g.’ye kadar yükselen ivme hızlarından bahsedilmektedir.”
_____________________________________________

CONDON RAPORU

Hava Olayları Ulusal Araştırma Komitesi’nden Albay Donald Keyhoe ve diğerleri, Hava Kuvvetlerinin UFO’larla ilgili gerçekleri örtbas ettiğini ve halktan gizlediğini duyurmaya başlayınca, UFO tartışmalarını takip eden insanlar için sadece iki olasılık kaldı: Blue Book araştırmacıları ya fazla zeki değillerdi ve tembellerdi, ya da hükümetin gizlediği bir şeyler vardı.

Gerçek uzakta değildi. Blue Book, “X-Dosyaları”vari doğasına rağmen aslında halkla ilişkiler masasından farklı bir şey değildi. Proje çoğu kez bir yetkili, bir kaç çavuş ve bazı sekreterler tarafından idare edilmekteydi. Dayton, Ohio’daki Wright-Peterson Hava Üssü’nde bulunan Blue Book karargahına uzak yerlerden bildirilen raporları incelemeleri için bazen yerel hava üslerinden araştırmacılar aranırdı, fakat proje birimi tarafından görevlendirilmiş büyük bir ajan ordusu bulunmamaktaydı. Bu tür ayrıntılı bir operasyon yapmak için ne resmi bir girişim yapılmış ne de bütçe ayrılmıştı. Eğer Blue Book’un görevi sona erdiyse, bu, gerçeği saklamak için gizli bir gündem oluşturulmasından değil, zaman, kaynak, inisiyatif ve uzmanlık eksikliğinden kaynaklanıyordu.

1952-1957 yılları arasındaki telaşlı dönem, 1958’den 1964’e kadar yerini UFO olaylarının seyrek olarak bildirildiği sakin bir döneme bıraktı. Bu durum uzun sürmeyecekti. 1965-67 arasındaki 2 yıllık süre boyunca oldukça fazla sayıda UFO gözlemi rapor edilmeye başladı. Seçmenlerine karşı her zaman sorumlu görünmeye çalışan politikacılar, Blue Book’un olaylar karşısında yetersiz kaldığını söyleyerek UFO raporlarının daha detaylı olarak araştırılmasını istiyorlardı. Bu konuda en fazla baskı, 1966’da büyük bir UFO dalgası yaşayan Michigan’da doğan ve sonradan ABD Başkanlığı’na seçilen Temsilciler Meclisi üyesi Gerald Ford’dan gelmekteydi. Meclis, UFOlar hakkında çalışma yapacak bir üniversiteye verilmek üzere $525.000 dolar gibi önemli bir fon ayırdı. Harvard, MIT, Kuzey Carolina Üniversitesi ve CaliforniA Üniversitesi gibi birçok büyük kurumla temasa geçildi, fakat hiçbiri bu projeyi uygulamayı kabul etmedi. Sonunda Colorado Üniversitesi görevi kabul etti ve Fizikçi Dr. Edward U. Condon liderliğinde UFO konulu yeni bir çalışma başlatıldı.

Üniversite tarafından hazırlanan ve CONDON RAPORU olarak da anılan rapor 1968 yılında tamamlandı. Raporda birtakım açıklanamayan olaylardan bahsedilmesine rağmen, varılan sonuç 1949’daki Grudge Projesi’nden pek de farklı değildir. Yani tüm olaylar yine örtbas ediliyordu...

1.

UFO raporlarının değerlendirilmesi sonucunda bunların ABD’ye yönelik bir tehdit oluşturmadığı görüldü.
2.

UFO raporları aşağıdakilerin bir sonucudur:

1.

Hafif bir toplu histeri hali ya da “savaş siniri”
2.

Halkı aldatmak için kişilerce uydurulmuş raporlar.
3.

Psikopatolojik sorunları olan insanlar
4.

Geleneksel cisimlerin yanlış tanımlanması

Condon Raporu’nın açıklanmasının ardından Blue Book Projesi sona erdirildi. Hava Kuvvetleri’nin bu en uzun süren UFO projesinin sona erdiği Mart 1969’da bildirildi ve aynı yılın Aralık ayında Hava Kuvvetleri Sekreteri Robert C. Seamans Jr. tarafından yapılan açıklamayla resmiyet kazandı: “Blue Book Projesi’nin sürdürülmesi ne ulusal güvenlik açısından ne de bilimsel açıdan gerekli değildir”.

Blue Book Projesi devam ettiği süre içinde proje birimine toplam 12.618 UFO raporu bildirilmiştir. Bunların yüzde 18’i (701 olay) kayıtlara ‘tanımlanamaz’ olarak geçmiştir. Bu olayların yarıya yakını, yalnızca, ABD tarihindeki en şiddetli UFO dalgasını yaşandığı 1952 yılında bildirilen raporlardan oluşmaktadır.

ÖRTBAS POLİTİKASI DEVAM EDİYOR...

Blue Book sona erdikten sonra Hava Kuvvetleri kendini UFO konusundan sıyırmaya çabaladı. Yakın geçmişte yayımlanan Hava Kuvvetleri UFO raporunda “Blue Book Projesi sona erdirildiğinden beri, Hava Kuvvetlerinin UFO araştırmalarına yeniden başlamasını gerektirecek her hangi bir olay olmamıştır” denilmektedir. Fakat Pentagon, konuyla ilgili şüpheler taşıyan halk tarafından sıkça sorgulanmakta ve periyodik olarak UFO tarışmalarının içine çekilmektedir. Blue Book Projesi’nin sona erdirilmesinin üzerinden 30 yıldan fazla bir zaman geçmesine rağmen, projenin ortaya attığı sorulara hala tatmin edici cevaplar getirilememiştir.
_____________________________________________

MAJESTIC 12 BELGESİ - 1

Sayfa 1/1

Bu belgede yer alan bilgiler ÇOK GİZLİ olarak sınıflandırılmıştır ve sadece bilgi kaynağı tarafından duyurulabilir. Yalnızca MJ12, Aquarius Projesi hakkındaki bilgilere ulaşma hakkına sahiptir. Onun dışında Ordu da dahil olmak üzere hiçbir hükümet biriminin bu brifingte yer alan bilgilere ulaşım hakkı bulunmamaktadır. Aquarius Projesi hakkındaki bilgilerin sadece iki kopyası bulunmaktadır ve projenin uygulandığı yer sadece MJ12 tarafından bilinmektedir. Bu belge brifingten sonra yok edilecektir.

Sayfa 1/9 (TS/ORCON) (PAROLA: DANS) Aquarius Projesi, ABD’nin tanımlanamayan uçan cisimler (UFO) ve tanımlanabilen dünya-dışı araçlar (IAC) hakkında yürüttüğü soruşturmanın başından itibaren toplanan 16 ciltlik belgelenmiş bilgiyi içermektedir. Proje birimi 1953 yılında, Başkan Eisenhower’ın emriyle, Ulusal Güvenlik Konseyi (NSC) ve Majestic 12 (MJ12)’nin denetimi altında kurulmuştur. 1966 yılında projenin ismi Gleem’den Aquarius’a çevirilmiştir. Projenin finansmanı CIA’in gizli fonlarından sağlanmıştır. Proje ilk başta GİZLİ olarak sınıflandırılmış, Aralık 1969’da Blue Book Projesi’ne son verilmesinin ardından da şu anki gizlilik sınıfına alınmıştır. Aquarius Projesi’nin amacı UFO/IAC gözlemleri ve uzaylı yaşam formlarıyla temas hakkında tüm bilimsel, teknolojik, tıbbi bilgiyi ve istihbarat bilgilerini toplamaktı. Toplanan bu bilgiler ABD Uzay Programı’nı geliştirmek amacıyla kullanılmıştır.

Yukarıda sunulan brifing, ABD Hükümeti’nin hava olayları, ele geçirilen uzay araçları ve dünya-dışı yaşam formlarıyla temas konulu araştırmasına ilişkin resmi bir kayıttır.
avatar
WebBoy
Moderator
Moderator

Klanı : Brujah
Mesaj Sayısı : 129
Kayıt tarihi : 08/08/09
Yaş : 26
Nerden : Adsl Olan heryerden

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Sayfa başına dön


 
Bu forumun müsaadesi var:
Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz